Şimşek Çakmaya Devam Ediyor
Maliye bakanı Mehmet Şimşek TUİK tarafından açıklanan Nisan ayı Enflasyon oranları ile yaklaşık üç yılı aşkın süredir tek işi enflasyonu düşürmek olan süreçte ne enflasyon düştü ne de kendisi.
Mehmet Şimşek’in bu süreçte hiçbir başarısı olmadığı gibi soyadına özenir şekilde çeşitli bahanelerle enflasyon için çakmaya ve düşürmeye devam diyor.
OLMUYOR, TUTMUYOR
Mehmet Şimşek görevde bulunduğu süre içerisinde 2026 sonu itibariyle enflasyonu 10 lu hanelere daha sonra ise tek rakamlı sayılara düşürüleceğini açıklarken, milletin alım gücünde hiçbir artışın olmaması enflasyon oranlarını yukarı çekmeye devam etti.
Kış aylarını bahane ederek sebze, meyve, et ve süt ürünlerinin fahiş fiyatlarının yanı sıra savaşın etkisiyle elektrik başta olmak üzere petrol maddelerine gelen zamlar bunda etkili olmuş olabilir düşüncesine artık ilkokul çocukları bile inanmıyor artık.
YAZ İÇİN HAZIRLIKLI OLALIM
Eşiğine geldiğimiz yaz mevsimi için kemer sıkmaya devam diyoruz. Mehmet Şimşek te bahane çok. Olası fiyat artışları için çalışanın ve emeklinin alım gücü sıfıra dayandığından dolayı enflasyon düşmez diyoruz. Bahane çok, sel vurdu, dolu vurdu.
MAAŞLARDA GÜNCELLEME ŞART
Çalışan ve emekliler için maaş sisteminin yanlış olduğunu bir kez daha söylemek istiyoruz. Türkiye’de geriye dönük Altı aylık oranlar baz alınarak maaşlara yansıtılan artışlar, içinde bulunulan ve gelecek aylar için alım gücünü sıfıra indirmekle kalmayıp iyice yoksullaştırmaya başlıyor. Geçmiş ayların enflasyon oranlarının ortalaması alınarak yansıtılan artışların gelecek aylarda ki olası enflasyon karşısında toplu erimeyle karşı, karşıya kalması milletin enflasyonun düşmediği anlamına gelmektedir.
Bir Ülkede refah seviyesinin yükselmesi enflasyonun düşmesi ile orantılı olduğu için ülkenin gün geçtikçe fakirleştiği gerçeği kaçınılmaz bir durum olmaktadır.
Milli gelir seviyesindeki adaletsiz dağılımın yanı sıra, maaşlar ve çalışma günleri arasındaki dengesizlik ya da bizden olana her yol mubah olmayana her yol günah anlayışı makasın günden güne daha da açılması olurken, günü kurtarma anlayışıyla ekonominin bu şekilde yönetilemediğini bir kez daha ortaya koymaktadır.
Maaşların artış beklediği dönemler enflasyon oranlarını gülünç duruma düşercesine düşük gösterip, seçim ya da zorunlu sebepler dolayısıyla bazı aylarda birazcık yüksek çıkarmak, bırakın işi bilmeyi sokakta yaşayan garibanın bile komik olarak gördüğü bir pozisyon oluşturmaktadır.
Kısaca, 2025 yılı sonu itibariyle yüzde 12 dolayında maaşlara yansıttığınız enflasyon farkının 2026 yılı Haziran ayı gelmeden nasıl eriyip yok olduğunu görmemek dalga geçmekten başka hiçbir işe yaramadı.
Milletin size olan güvenin son bulmasına ramak kala sabırların taşma noktasına geldiği de kaçınılmaz bir gerçektir.
İyiye gidiyoruz temennisi sizde kalsın diyerek, hırsızlığın, arsızlığın, yandaşçılığın fazlasıyla hissedildiği, bir Dünya Üniversite mezununun boş gezdiği, emeklinin ekmek hesabında zorlandığı, asgari ücretlinin evlenmekten kaçtığı süreçte buyurun size hesap.
Anadoluhaber/Mehmet DUMAN













Benzer Haberler
Şimşek Çakmaya Devam Ediyor
Emekliler Cambaz Gibi
Bankamatik Personelleri
Hazardağlı Kavşağında Görüntü Kirliliği
Şehrin Geleceğini Düşünmek Çok mu Zor?
Nerede kaldı, Türkiye’m kart
Zavallı TÜİK, Mart ayı enflasyonu 1,94
Bir Pertek Köprüsü Hikâyesi