Ülkemiz Yangın Yeri Gibi
Her yanımız bir başka yanıyor
Gazze başta olmak üzere Suriye konuları ve İsrail’in katil kimliği ateşi her gün ayrı bir boyuta taşırken, kendi içimizde yaşadığımız gelir dağılımındaki adaletsizlik, yüksek enflasyon, emekli ve asgari ücretlinin açlık sınırının altında yaşaması, futbolda bahis skandalı, terörün bitirilmesi çabaları, gözaltılar, belediyelerde dönen rüşvet skandalları, uyuşturucu, kadına şiddet, almış başını gidiyor.
Nereye Gidiyoruz.
Yarını göremiyoruz, yarın neler yaşayacağımızı ya da başımıza nelerin geleceğini tahmin de edemiyoruz. Her yanımız uçurum, uçurum, uçurum.
Aklı başında olan gençlik kalmadı gibi, uyuşturucu ortaokullara kadar indi, serbestçe kullanılıyor alınıp satılıyor, her gün yeni bir tuzak her gün yeni bir hikâye dinliyoruz.
Bıçağı bırak kalemi al demiştik yol haritamızı çizerken. Gençlik üniversite okuduğuna bin pişman olmuş, binlerce genç depresyona bulaşmış, yolunu bulamıyor, intihara sürükleniyor. Üniversiteli çok, iş yok.
Okullara bakıyoruz, öğrenci ile öğretmen birbirine karışmış, eğitim tezgâh altında. Çocuğun başını okşasan suç, bağırsan suç. Aksini düşünsen öğrenci madde bağımlısı olmuş, herhangi bir olumsuzlukta vereceği tepkiyi bilemiyoruz.
Emeklinin durumuna baktıkça yuh çekiyorsun içinden. Kıymeti bilinmeyen, hizmeti görülmeyen, yaşı dolmuş işi bitmiş gözüyle bakılıyor. Takdir edeni yok, halini soranı yok. Devlet baba dediğimiz sırtını dönmüş onlara. Bundan 5-6 yıl önce en düşük emekli maaşı asgari ücretin üzerindeyken şimdi harçlık olmaktan bile uzak kalmış.
Asgari ücretli yeni gelinin dul kalması gibi, kimsesizleri oynuyor. Alabilirse aldığı maaş oturduğu evin kirasını karşılamıyor, mutfak gideri için ayrı bir iş arıyor.
Türk futbolu bahis skandalıyla çalkalanıyor. Hakemler, futbolcular, yöneticiler, kulüp çalışanları kimler yok ki aralarında. Kimse kalkıp ta haberimiz yok demesin. Apaçık oynanıyordu, apaçık vardı bu işler. Futbol federasyonunun yasal hale getirdiği bahis ve şans oyunları yetki belgesi teşvik değil de nedir bu ülkede?
Belediyeler, gözaltı, hapis kararları, rüşvet yok muydu sanıyorsunuz daha önce. Hediyelerle başlayan sürecin adını ikram koyarsanız olacağı bu olur. A-B ya da bir başka partinin fark etmeksizin bu çarkın içerisinde olmadığını kim söyleyebilir ki? Az ya da çok, farklı ya da farksız ne fark eder ki. Bu ülkede canı iki dilim baklava çeken çocukların yaptığı girişim mahkeme dosyalarına büyük bir vurgun gibi işlenirken, ağa babaların masum görünüp neler, neler götürdüklerini bilmeyen mi var sanıyorsunuz.
Kalemi bırak silahı al eline, ne güzel Dünya. Kimin kimi ne için vurduğu belli değil, yan baktın, söz söyledin ya da omuz attın, yol vermedin, ne fark eder ki. Cadde, sokak, sinema salonu, alışveriş merkezi yer mekân önemli değil çıkar sık bitsin.
Karşındaki kardeşin, annen, baban, eşin, çocuğun ya da bir başkası umurunda mı Dünya, yak gitsin.
Neredeydik nerelere geldik. Sonumuz hayır olsun.
Anadoluhaber/Mehmet DUMAN













Benzer Haberler
Asfalt Yılı Yamalarla Başladı
Aklı Başında Olan Bunu Yapar mı?
Prof. Dr. Sinan Çalık’ın Annesi Hakka Yürüdü
Otobüsler mi sıkıntılı, sürücüleri mi?
Nailbey Mahallesi Mayın Tarlası Gibi
'Evimin İçini Görüyorlar' Dedi, Mahkeme Kararını Verdi.
Ülkemiz Yangın Yeri Gibi
Bu Kadarına da Pes Doğrusu